image003.gif

UMRAM araştırmacıları Prof. Kader Karlı Oğuz ve Arzu Ceylan Has'ın yeni bir çalışması, Gynecological Endocrinology'de yayınlandı.

Çocuk doğurma çağındaki kadınlarda en yaygın üreme endokrinopatisi olan polikistik over sendromu (PCOS), obezite ve metabolik fonksiyon bozukluğu ile yakından ilişkilidir. PCOS ve obezite prevalansında benzer bir artış, bu bozuklukların sebep sonuç ilişkisine sahip olabileceği düşüncesini doğurmuştur. Yiyecek alımı, homeostatik ve hedonik sistemler olarak bilinen iki tamamlayıcı sistem tarafından kontrol edilir. Bu sistemler merkezi sinir sistemindeki (MSS) gri maddenin önemli bir parçasıdır. Bu sistemler aynı zamanda hormonlarla da yakından ilgilidir; en iyi bilinen beyni uzun vadeli enerji depoları konusunda bilgilendiren adiposit kaynaklı leptin hormonudur. Bu sistemlerin diğer üyeleri arasında grelin ve glukagon benzeri peptid-1 (GLP-1) bulunur ve kısa vadeli enerji durumu hakkında bilgi sağlamakla sorumludurlar.


Çalışmada, global beyin hacimlerindeki farklılıkları saptamak ve polikistik over sendromlu (PCOS) kadınlarda beyin hacmi ile iştahla ilişkili hormonlar arasındaki ilişkiyi beden kitle indeksi uyumlu kontrollerle karşılaştırılmıştır. Kırk denek üzerinde manyetik rezonans görüntüleme ve açlık durumda grelin, leptin ve glukagon benzeri peptit 1 (GLP-1) ölçümlerinin yanı sıra karışık yemek tolerans testi (MTT) sırasında GLP-1 düzeyleri ölçüldü. Toplam beyin hacminde ve toplam gri cevher hacminde azalma gözlenirken özellikle iştahla ilgili gri cevher alanlarlarındaki azalmalar dikkat çekti. Bu değişiklikler leptin, grelin ve GLP-1'in bazal periferik seviyeleri ve yemek ile uyarılan GLP-1 seviyeleri ile herhangi bir ilişki göstermedi. Polikistik over sendromun beyin bölgelerindeki yapısal değişikliklerin işlevsel önemini değerlendirmek için daha büyük örneklem büyüklüğü ile daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır
.

 Makale için: 

 

 

UMRAM'ın eski doktora sonrası araştırmacılarından Dr. Irtiza Gilani ve araştırma ekibi, NMR in Biomedicine'de kapsamlı bir inceleme makalesi yayınladı.Bu makale,  MRI da geliştirilen tüm rotating frame  MRI yöntemlerini,  relaxometri tekniğinin başlangıcından bu yana gecen 30 sene içinde inceleyerek eleştirir. Rotating Frame MRI yöntemleri, geleneksel T1 veya T2 ölçümlerine ek olarak kullanılabilen rahatlama hızı ölçüm teknikleridir Bu tekniğin güncel klinik uygulamaları da bu makalede özetlenmiştir. Makaleye buradan ulaşabilirsiniz

UMRAM araştırmacısı Arzu Ceylan Has'ın 19 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Dr. Hediye Pınar Günbey ile beraber yaptığı bir çalışması European Society of Radiology da yayınlandı. Bu çalışmada amaç, beyaz cevher bütünlüğünün  (WM) ve gri maddenin (GM)Down sendromu (DS) olan küçük çocuklarda  volümetrik analizler ve difüzyon tensörü görüntüleme yolu (DTI) ile hacimsel değişikliklerinin başlangıç değerlendirmesinin yapılmasıdır.

Çalışmaya DS'li 10 çocuk ve sekiz sağlıklı kontrol denek dahil edildi. DTI çalışmalarında Tract-based spatial statistics(TBSS) kullanılarak  bütün beyin voksel akıllı analizinin  (FA) ve ortalama difüzivitenin (MD) fraksiyonel anizotropisi çalışıldı. Volumetrik analizler, kortikal hacimlerin bölgesel ölçümlerini elde etmek için otomatikleştirilmiş segmentasyon yöntemi ile yapıldı.

Ön sonuçlar, DTI ve volümetrik analizlerin, DS'li çocuklarda nörogelişimsel gecikmenin en erken tamamlayıcı değişikliklerini yansıtabileceğini ve bilişsel gelişim için WM'nin ve GM bütünlüğünün belirli öğelerinin yedek biyolojik belirteçleri olabileceğini düşündürmektedir.

Makale için: 

 

 

 

 

UMRAM araştırmacıları Prof. Kader Karlı Oğuz ve Arzu Ceylan Has'ın yeni bir çalışması, Multiple Sclerosis and Related Disorders'ın Kasım sayısında yayınlandı. Bu çalışmada klinik izolelik sendromunda (CIS) bilişsel bozukluk profili ve kortikal inflamasyon, kortikal ve derin gri cevher atrofisi ve beyaz cevher lezyonlarının bilişsel düşüşe katkısı araştırılmıştır. Bu amaçla, klinik olarak izole sendromlu otuz hasta ve demografik olarak eşleştirilmiş yirmi sağlıklı kontrol,  Rao Rao Brief Repeatable Battery ile nöropsikolojik değerlendirmeye tabi tutuldu ve beyin manyetik rezonans görüntüleme, 3T tarayıcı kullanılarak çift inversiyon iyileşmesi ile gerçekleştirildi.

 

Bu çalışmada, yaşın beynin hacim ölçümlerini etkilediği halde hastalık süresi ve eğitim yıllarının bazı bilişsel test puanlarını etkilediği  gözlemlenmiştir. Test performansları ve hacimsel önlemler arasındaki korelasyonları analiz ederken, araştırmacılar bu karışık faktörleri  ve korelasyonların doğruluğu da kontrol edilmiştir. BDT'li hastalarımızda bilişsel bozukluğun, en başta serebral beyaz cevher, serebellar kortikal ve derin gri cevher atrofisi ile ilişkili olduğu, ancak en azından hastalığın erken evresinde kortikal inflamasyon ile ilişkili olmadığı gösterilmiştir. Makale için : 

UMRAM'da MEGAPRESS sekansıyla yapılan MR-Spektroskopi araştırmalarında Dr. Murat İlhan Atagün ve arkadaşları şizofreni ve bipolar bozuklukta sylvian (lateral) fissür etrafı yapılarda GABA düzeylerini değerlendirmişlerdir. Şizofreni hastalarında bipolar bozukluk ve sağlıklı kontrol gruplarına kıyasla GABA düzeylerinin sağ hemisfer lateral fissür etrafı yapılarda artmış olduğunu tespit edilmiştir. Araştırmacılar ayrıca antipsikotik ilaçların dozlarıyla GABA düzeyleri arasında ilişkili olduğunu saptamışlardır. Makaleye ulaşmak için tıklayınız: 

Yeni yıl kutlamasını bu yıl Aysel Sabuncu Beyin Araştırmaları Merkezi 2016 Bilimsel Toplantısı ile birleştirdik. Gün Dr. Emre Guven'nin sıkıştırılmış algılama konusundaki çok beğeni toplayan konuşması ile başladı. Merkezimizin dört araştırmacısının kısa konuşmaları ile devam eden toplantının son bilimsel konuşması Prof. Dr. Turgay Dalkara'nın beynin keşfi üzerine yaptığı heyecan verici konuşma idi. Konuşmalarda katılım yüksekti ve konferans odamız kapasitesini aştı. Son olarak da 38 poster sunumu yapıldı ve katılımcılara yemek sunuldu. Bu etkinlik 6 saat sürdü ve toplam katılım 100ün üzerinde idi. Aysel Sabuncu Beyin Araştırmaları Merkezi ve UMRAM olarak tüm sunum yapan araştırmacılara, katılımcılara ve misafirlerimize teşekkür ederiz.

 

UMRAM araştırmacıları tarafından insan görme sistemi üzerine yapılan yeni bir çalışma Nature Scientific Reports dergisinde yayınlanmıştır. Temel olarak bu çalışmada, daha önceden geliştirilen bir hareket adaptasyonu paradigması kullanılarak, insan görsel sistemindeki ON and OFF kanalları arasındaki uzamsal ve zamansal korelasyonun dinamiği araştırılmıştır. Elde edilen davranışsal veriler, bu iki kanal arasındaki ve kanallar içindeki korelasyonların önemli ölçüde farklı zamansal dinamiklere sahip olduğunu göstermiştir.  Çalışmanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.