Çok Disiplinli Çok Merkezli Çalışmak – Kişisel Deneyim
Tarih: 10 Mart 2021, saat 08:00 PM
Konuşmacı: Prof. Dr. Kader Karlı Oğuz, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Nöroradyoloji biriminin sorumlusu ve aynı zamanda Ulusal Manyetik Rezonans Araştırma Merkezinde Yardımcı Profesör olan Prof. Dr. Kader Karlı Oğuz, Çok merkezli ve çok disiplinli çalışmalar konusunda kişisel deneyimlerini paylaşacak.
Moderatör: Prof. Dr. Özgür ÖZTEKİN Bakırçay Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı
MR kullanıcılarının, katılımcıların, hastaların, hayvan dostlarımızın ve UMRAM’ da çalışan herkesin güvenliği için aşağıdaki hijyen prosedürleri hazırlanmıştır. Herkesin kesinlikle bu
kurallara uyması GEREKMEKTEDİR. Bu kurallara uymayanların cihazı kullanımları YASAKLANACAKTIR.
Aşağıda belirtilen kurallar hijyen ile ilgili prosedürlerdir. MR kullanımı sırasında metallerin ve MR uyumlu implantların kontrolü, kişilerden onam alınması gibi diğer tüm prosedürlerin
her zaman olduğu gibi uygulanmaya devam etmesi gerekmektedir. Bu kurallar duyurulmaları ile birlikte yürürlüğe girer ve bir sonraki duyuruya kadar geçerli kalırlar.
Genel prosedürler:
Belgenin geri kalanında “MR odası” MR cihazının bulunduğu odayı ifade eder. “MR sahası”, MR odası ile kontrol odasının tümünü ifade eder.
Aşağıda belirtilenlerin yerine getirilmesi kesinlikle zorunludur.
● İnceleme türü (fantom, insan veya hayvan) rezervasyon yaparken takvimde belirtilmelidir.
● İnsan ve hayvan çalışmalarının ardından en az yarım saatlik bir boşluk olması gerekmektedir (sadece fantom içeren veya konsol kullanımı gerektiren çalışmalardan sonra boşluğa gerek yoktur).
● Kullanıcılar ek boşluk süresi için ayrıca ücretlendirilmeyecektir. Ancak, kullanıcıların bu ek boşluk sürelerini “CİHAZI KULLANMAYIN!” notu ile takvimde belirtmeleri gerekmektedir.
● Boşluk süresinin, herhangi bir ek inceleme, analiz veya MR sahasında herhangi bir çalışma için kullanılmaması gerekmektedir. Kullanıcıların incelemelerini tamamlamaları ve randevularının sonunda MR sahasını terk etmiş olmaları gerekmektedir.
● Kullanıcıların grip benzeri semptomları olmamalıdır. Örnek bir kontrol listesi aşağıda verilmiştir. Herhangi bir soruya pozitif cevap veren olursa, çalışma ertelenmelidir.
● Kullanıcıların her zaman ağız ve burnu kapatan yüz maskesi takmaları gerekmektedir.
● Kullanıcıların MR sahasına girmeden önce ellerini yıkamaları ve kurutmaları gerekmektedir.
● MR sahasına girdikten sonra kullanıcıların ellerini dezenfekte etmeleri ve eldiven giymeleri gerekmektedir ve sonrasında kişisel eşyalarına dokunmamalıdırlar.
● Maskeler ve eldivenler UMRAM tarafından sağlanacaktır.
● Kullanılan, dokunulan, solunan veya başka herhangi bir şekilde etkileşime girilen tüm nesne ve yüzeylerin inceleme sonunda dezenfekte edilmesi gerekmektedir. Dezenfektan maddeleri UMRAM tarafından sağlanacaktır. Yardıma ihtiyacınız olursa, teknik personelimiz dezenfektanları uygulamak için size rehberlik edecektir, bu konuda kendilerinden yardım isteyiniz.
● Tüm atıkların, MR sahasının dışına yerleştirilen tıbbi atık kutusuna atılması gerekmektedir. Teknik personelimiz atık kutusunu bulmanıza yardımcı olacaktır.
● Maske ve eldivenlerin tekrar kullanılmaması ve çıkarıldıklarında yenilerinin kullanılması gerekmektedir. .
● Eldivenlerin dış yüzeyleri cilde temas etmeyecek şekilde çıkarılmaları gerekir; iç yüzeyi dışa doğru çevirin, böylece diğer eldivenin dış yüzeyinin üzerini kapatarak çıkarın.
● Kişisel eşyaların konsol masa ve sandalyelerine bırakılmaması gerekmektedir. Dolaplarda uygun şekilde saklanmalı veya MR sahasındaki yeni masaya konmalıdır.
● Su dahil her türlü yiyecek ve içecek tüketimi yasaktır. İnsan katılımcıların veya hastaların gerekirse inceleme ile ilgili ilaçlarını almasına izin verilebilir. Bunun için tek kullanımlık kaplar kullanılmalıdır.
● İnsan katılımcıların, hastaların veya hayvanların temas edeceği yatak, baş yastıkları gibi tüm yüzeylerin uygun şekilde örtülmesi gerekmektedir.
Aşağıdaki kurallara uymaya azami özen gösterilmelidir
● Kullanıcılar aralarında 1,5 m mesafe bırakmalıdırlar.
● Kullanıcılar ciltlerini açıkta bırakmayan uzun giysiler giymelidir.
● İncelemenin niteliğinden dolayı gerekli olmadıkça MR sahasında ikiden fazla kullanıcı bulunmamalıdır.
● Ellerini sık sık yıkaması ve dezenfekte etmesi gereken kullanıcıların cilt bakımürünleri kullanmaları önerilir.
İnsan katılımcı ve hasta (HPP) prosedürleri:
İnsan katılımcılar için aşağıda belirtilenlerin yerine getirilmesi kesinlikle zorunludur
● HPP’lerle önceden iletişime geçilerek grip benzeri semptomları olmadığından emin olunmalıdır. Örnek bir kontrol listesi aşağıda verilmiştir. Herhangi bir soruya pozitif cevap verilirse incelemenin ertelenmesi gerekmektedir..
● Aynı çalışmayla ilgili olsalar bile, iki HPP’nin incelemeleri arasında en az yarım saatlik bir boşluk olmalıdır.
● UMRAM dışından gelen HPP’ler binanın dışında karşılanmalıdır.
● HPP’lerin vücut ısısı binanın içine girmeden önce ölçülmelidir. Ölçüm cihazı UMRAM tarafından sağlanacaktır.
● HPP’lerin binaya girmeden önce maske takmaları zorunludur. HPP inceleme sırasında maske takacaksa ve maskenin metal bir parçası varsa MR görüntülerinde artefaktlar oluşturabilir. Bu bir sorun yaratacak ise, binaya girmeden önce HPP’den maskelerinin metal kısımlarını çıkarmasını isteyin.
● Ellerini yıkamaları ve kurutmaları için HPP’ler tuvaletlere yönlendirilmelidir.
● HPP’lere MR sahasına girerken eşlik edilmelidir.
● MR sahasına bir seferde yalnızca bir HPP kabul edilmelidir.
● HPP’ler üzerlerindeki tüm eşyalarını çıkarmalı ve MR sahasındaki dolaplara veya masaya güvenli bir şekilde bırakılmalıdır.
● HPP’lerin tıbbi önlük giymeleri zorunludur. Bu önlükler UMRAM tarafından sağlanacaktır. Önlük, HPP’lerin kıyafetleri üzerine giyilebilir.
● HPP’ler ellerini dezenfekte etmeli ve daha sonra hiçbir şeye dokunmamalıdır.
● Gerekirse, HPP’ye MR sahasında bir refakatçi eşlik edebilir. Diğer ziyaretçilerin bekleme salonunda kalmaları ve sosyal mesafe kurallarına uymaları gerekmektedir.
● Kullanıcı ile HPP arasındaki mesafe, HPP’yi yatağa yerleştirip bobinleri takmak da dahil olmak üzere her zaman için mümkün olduğu kadar uzun tutulmalıdır. İncelemenin doğası gereği gerekmedikçe HPP’yi yalnızca bir kullanıcı hazırlamalı ve cihaz içine göndermelidir.
● HPP’ler kulak tıkaçlarını kendileri takmalıdır. Aşağıdaki kurallara uymaya azami özen gösterilmelidir
● HPP’ler mümkünse imzalı onay formlarını yanlarında getirmelidir. Bu mümkün değilse, HPP’lere MR sahasında form sağlanmalıdır. Form, MR sahasına yerleştirilen yeni masa üzerinde imzalanmalıdır. HPP’ler kağıtları imzalamak için kendi kalemlerini kullanmalıdır. Kalemleri yoksa, kendilerine dezenfekte edilmiş bir kalem sağlanmalıdır.
● HPP’lerin MR sahasında konsol masasının bulunduğu kısma girmesine izin verilmemelidir. Bu bölüm sadece kullanıcılar için ayrılmıştır
● HPP’ler inceleme sırasında maske takmalıdır. Ancak artefakt veya kafa hareketlerinden kaçınmak mümkün değilse, HPP’ler maskelerini yatağa yerleştirilmeden hemen önce çıkarabilir.
● HPP’nin incelemenin doğası gereği maske takamaması durumunda, kullanıcının ekstra dikkat göstermesi ve tam yüz koruyucu şeffaf bir siperlik giymesi tavsiye edilir. Bu siperlikler UMRAM tarafından sağlanacaktır.
Grip belirtisi kontrol listesi:
1. Son 14 gün içinde ateşiniz oldu mu? Evet / Hayır
2. Son 14 gün içinde kuru öksürük şikayetiniz oldu mu ? Evet / Hayır
3. Son 14 gün içinde herhangi bir akut kas probleminiz/uzuv ağrınız oldu mu? Evet / Hayır
4. Son 14 gün içinde akut bir baş ağrınız oldu mu? (Sık sık baş ağrısı yaşıyorsanız, baş ağrısının her zamanki gibi hissedilmesi durumunda “Hayır” cevabını verin) Evet / Hayır
5. Son 14 gün içinde tat, lezzet ve ya koku alma hissinde ani değişiklikler oldu mu? Evet / Hayır
6. Son 14 gün içinde akut ishal geçirdiniz mi? Evet / Hayır
7. Son 14 gün içinde şüpheli diğer vakalarla görüştünüz mü? Evet / Hayır
8. Son 14 gündür yurt dışında bulundunuz mu? Evet / Hayır
Hayvan İnceleme Prosedürleri:
● Hayvanlar, aksi gerekli olmadıkça, MR sahasına yan kapıdan alınmalıdır.
● Bir hayvan çalışmasından sonra en az yarım saatlik bir boşluk olması zorunludur. Bir hayvan çalışması sırasında 1’den fazla hayvan denek olabilir.
Zipf düzenlilikleri, hesaplamalı dilbilim ve doğal dil işlemenin yanı sıra bilimin başka birçok alanında da önemli deneysel yasalardır. En önemli Zipf yasalarından biri olan anlam dağılımı yasası, sözcüklerin sıklığı ile sahip oldukları anlam sayısı arasında bir kuvvet ilişkisi olduğunu belirtir. En az çaba ilkesinin bir sonucu olarak sık kullanılan sözcükler, daha az kullanılanlardan daha fazla anlama sahiptir. Başka bir deyişle sözcük sıklıkları, sözcüklerin çokanlamlılık özelliklerinin göstergesidir.
KocLab bu makalede anlambilimde başka bir Zipf düzenliliği bulunduğunu göstermiştir. Çokanlamlılık etkisi giderildiğinde sözcüklerin genelliği ve özgüllüğünün bir Zipf düzenliliği gösterdiği ortaya konmuştur. Sözcüklerin özgüllük düzeyini ölçmek için nokta olmayan bir sözcük temsili olan Gauss gömmelerinin varyans değerleri kullanılmıştır. Derlemden çokanlamlılık etkisi giderilerek sözcüklerin farklı anlamları için Gauss gömmeleri elde edilmiş ve sözcüklerin varyans değerlerinde sözcük sıklığı sıralamasına göre Zipf örüntüsü gösterilmiştir. Bu düzenlilik, “sık kullanılan sözcüklerin daha genel, seyrek kullanılanların ise daha özgül olma eğiliminde” olduğunu göstermektedir.
Makaleye [buradan] erişilebilir.
Özet:
En yaygın deneysel düzenliliklerden biri olan sözcük sıklıklarına ilişkin Zipf yasası, sözcük sıklıkları ile sıklık sıraları arasındaki bir kuvvet yasası ilişkisidir. Bu çalışmada nokta olmayan, dağılım tabanlı sözcük gömmeleri aracılığıyla sözcüklerin anlamsal belirsizliği nicel olarak incelenmekte ve Zipf düzenlilikleri ortaya konmaktadır. Bir sözcüğün belirsizliği çokanlamlılık, sözcüğün “geniş” bir anlama sahip olması (daha geniş duygu ile daha dar öfke arasındaki ilişki gibi) ya da ikisinin birleşimi nedeniyle artabilir. Bir sözcüğün farklı anlam ya da bağlamlarda ne ölçüde kullanılabildiğini nicelemek için Gauss gömmelerinin varyansları kullanılmıştır. Nokta olmayan Gauss gömmelerindeki varyans bilgisiyle, çokanlamlılık denetlendiğinde sözcüklerin anlamsal genişliğinin de Zipf örüntüleri gösterdiği nicel olarak gösterilmektedir: sık kullanılan sözcükler genel, seyrek kullanılanlar ise özgül olma eğilimindedir. Bu sonuç, Zipf’in anlam dağılımı yasasını ve ilgili anlam-sıklık yasasını tamamlamaktadır. Farklı dil ailelerine ait İngilizce ve Türkçe için de sonuçlar sunulmaktadır. Bu düzenlilikler, sözcüklerin anlamsal özellikleri ile sıklıkları arasındaki ilişkileri anlamak için değerli bilgi sağlamakta ve çeşitli uygulamalarda başarımı artırmak için kullanılabilmektedir. Ayrıca Zipf düzenliliğinden yararlanarak taban metinsel gerektirme tespiti algoritmalarının başarımını artıran bir yöntem önerilmektedir. Bilindiği kadarıyla bu çalışma, sözcük sıklıkları ile anlamsal genişlik arasındaki ilişkiyi Gauss gömmeleriyle inceleyen ilk nicel çalışmadır.
Ayrık sinyal ölçekleme, merkezi öneme sahip temel bir işlemdir ve genellikle bir aradeğerleme problemi olarak ele alınan çeşitli güçlükler içerir. Geleneksel anlamda aradeğerleme içermeyen yaklaşımımız bu probleme yeni ve özgün bir bakış açısı getirmekte ve pek çok kuramsal ve uygulamalı bağlamda yararlı olabilmektedir. Hiperdiferansiyel operatör kuramının bir ayrık işlemi tanımlama problemine uygulanmasının, sinyal analizi ve işleme için önemli olan başka işlemlerde de yeni araştırma yönleri açabileceği düşünülmektedir.
Makale: https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1051200420302499Özet:
Sinyal ölçekleme, bir sinyalin koordinat yönleri boyunca genişletildiği ya da daraltıldığı, uygulamada önemli temel bir işlemdir. Büyütme ya da yakınlaştırma olarak da adlandırılan ölçekleme, sinyal değerlerini yeni koordinat noktalarına taşımakla yapılamadığı için ayrık değişkenli sinyallerde karmaşıktır. Ayrık ölçeklemeye yönelik uygulamadaki yaklaşımların çoğu aradeğerleme içerir. Bu çalışmada geleneksel aradeğerleme içermeyen, hiperdiferansiyel operatör kuramına dayalı yeni bir yaklaşım önerilmektedir. Bu yaklaşım, ayrık Fourier dönüşümü kuramıyla tam tutarlı, kendi içinde tutarlı ve yalın bir ayrık ölçekleme tanımı sağlamaktadır. Dönüşüm tasarımı gibi sinyal kuramı ve analizindeki başka problemlere de uygulanabilir. Kuramsal zarafetinin yanı sıra sayısal gerçekleştirme için de bir temel sunmaktadır.
Dinamik nokta ekranları kullanan Schimid ve arkadaşları, büyük bir beyin bölgesi ağının materyal hareketine tepki verdiğini gösteriyor.Dinamik nokta gösterimleri biyolojik hareket araştırmalarındakilere benzer ve araştırmacıların hareket ipuçlarını diğer tüm ipuçlarından malzeme özelliklerine (ör. Yüzey yansıması) ayırmasına olanak tanır.İlginç bir şekilde, bu çalışmada maddi harekete yanıt verdiği bulunan alanlar, önceki çalışmalarda biyolojik harekete yanıt verdiği bulunan alanların bir üst kümesini oluşturur.
Abstract
There is growing research interest in the neural mechanisms underlying the recognition of material categories and properties. This research field, however, is relatively more recent and limited compared to investigations of the neural mechanisms underlying object and scene category recognition. Motion is particularly important for the perception of non-rigid materials, but the neural basis of non-rigid material motion remains unexplored. Using fMRI, we investigated which brain regions respond preferentially to material motion versus other types of motion. We introduce a new database of stimuli – dynamic dot materials – that are animations of moving dots that induce vivid percepts of various materials in motion, e.g. flapping cloth, liquid waves, wobbling jelly. Control stimuli were scrambled versions of these same animations and rigid three-dimensional rotating dots. Results showed that isolating material motion properties with dynamic dots (in contrast with other kinds of motion) activates a network of cortical regions in both ventral and dorsal visual pathways, including areas normally associated with the processing of surface properties and shape, and extending to somatosensory and premotor cortices. We suggest that such a widespread preference for material motion is due to strong associations between stimulus properties. For example viewing dots moving in a specific pattern not only elicits percepts of material motion; one perceives a flexible, non-rigid shape, identifies the object as a cloth flapping in the wind, infers the object’s weight under gravity, and anticipates how it would feel to reach out and touch the material. These results are a first important step in mapping out the cortical architecture and dynamics in material-related motion processing.
Ön bilgi ve beklentiler, duyusal uyaranın yorumlanmasını yönlendirerek ve hızlı ve doğru kararlar vermemizi sağlayarak tanıma ve karar verme süreçlerinde önemli bir rol oynar.
Ancak erken duyusal süreçlerin beklentilerden etkilenip etkilenmediği ve nasıl etkilendiği tartışmalı bir konu olarak kalmıştır. Ürgen ve Boyacı (2021), bir davranışsal deney ve yinelemeli bir Bayesçi model kullanarak beklentilerin algısal eşikler üzerindeki etkisini incelemiş ve gözlenen etkilerin altında yatabilecek mekanizmaları ortaya koymuştur.
Çalışma, üst düzey mekanizmalar için öne sürülenin aksine, geçerli beklentilerin algısal süreçleri kolaylaştırmadığını, buna karşılık karşılanmayan beklentilerin bu süreçleri geciktirdiğini göstermiştir. Modelleme bulguları, bu gecikmenin altında sistemin duyusal süreci tamamlamak için gereksinim duyduğu ek işlemenin yattığını ortaya koymuştur. Ürgen ve Boyacı (2021), bulgularını açıklayabilecek olası sinirsel mekanizmaları öngörücü işleme çerçevesinde de tartışmaktadır.
Özet
Beklentiler algısal karar verme süreçlerimizi güçlü biçimde etkiler ve biçimlendirir. Geçerli beklentiler algısal kararları hızlandırır ve gürültülü bir uyaranda ne gördüğümüzü belirler. Beklentilerin karar verme üzerindeki etkileri iyi bilinmekle birlikte, alt düzey duyusal süreçleri etkileyip etkilemedikleri ve nasıl etkiledikleri belirsizliğini korumaktadır. Bu sorunu ele almak için bir bireyselleştirme görevinde (bozulmamış bir görüntünün, bir ev ya da yüzün, konumunun tespiti) beklentinin zamansal eşikler üzerindeki etkisi incelenmiştir. Nötr bir taban koşula göre, bozulmamış görüntü beklenmeyen kategoriden olduğunda eşiklerin arttığı, beklenen kategoriden olduğunda ise değişmediği bulunmuştur. Dinamik önselli yinelemeli bir Bayesçi model kullanılarak, duyusal süreçlerdeki gecikmenin beklentiler karşılanmadığında gereken ek işlemenin ve dolayısıyla daha uzun sürenin sonucu olduğu gösterilmiştir. Beklentiler ise sistemin iç parametrelerini değiştirmemektedir. Sonuçlar, beklentiler karşılanmadığında duyusal süreçlerin geciktiğini ve bu etkinin yalın bir hesaplamalı modelle başarıyla açıklanabildiğini ortaya koymaktadır.
Eski doktora öğrencimiz Koray Ertan, 2020 Serhat Özyar Genç Bilim İnsanı Ödülünü aldı.
Dr. Koray Ertan, “Z-Gradyan Dizisinin Tasarımı ve Manyetik Rezonans Görüntülemedeki Uygulamaları” başlıklı doktora tezini Bilkent Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde Prof. Dr. Ergin Atalar’ın tez danışmanlığında 2019 yılında tamamlamıştır.
Manyetik Rezonans Görüntülemede (MRG) hastaya uygulanan radyo frekans (RF) enerjisinin dokularda yarattığı ısınmanın azaltılması önemlidir. RF alana bağlı ısınma sorunu, kalp pili ve benzeri implant bulunduran hastalarda ve MRG kullanılarak yapılan girişimsel uygulamalarda da önemli bir güvenlik sorunudur. Görüntüleme sırasında hastanın cihaz içinde kaldığı sürenin (çekim süresi) kısaltılması gereklidir. Dr. Ertan’ın tezi kapsamında geliştirilen yenilikçi donanımlar, yazılımlar ve teknikler ile çekimlerde hastalara uygulanan radyo frekans enerjisinin azaltıldığı ve çekim süresinin kısaltılabildiği gözlemlenmiştir. Ek olarak, önerilen z- gradyan dizisi sayesinde sinir uyarım limitleri ile daha uyumlu gradyan alanlar yaratılabilmekte, gradyan alanların yalnızca hedef organ veya bölgede oluşturulmasıyla performanslarının artırılması sağlanmaktadır. Dr. Ertan, bölgesel gradyan alanlar oluşturmaya yönelik özgün sargı tasarımları gerçekleştirmiş, prototiplerini imal etmiş, deneysel çalışmalarla sınamış ve performans analizlerini tamamlamıştır.
Tez kapsamında, alanda önde gelen bilimsel dergilerde 3 makale yayımlanmış, 13 uluslararası ve 3 ulusal bildiri sunulmuştur. Hakemli dergi yayınlarının tamamında, uluslararası bildirilerin sekizinde ve ulusal bildirilerin ikisinde ilk yazar durumundadır. Google Scholar’a göre toplam 35 atfı bulunmaktadır. Ayrıca, tez kapsamında üç tane ABD ve iki tane PCT olmak üzere beş uluslararası patent başvurusu yapılmıştır.
UMRAM öğretim üyesi Emine Ülkü Sarıtaş, 2020 IEEE Türkiye Araştırma Teşvik Ödülü’nü aldı. Bilim insanlarını teşvik etme ve destekleme misyonunun ardından IEEE Türkiye, 2017 yılında yıllık bir ödül programı başlattı. IEEE Türkiye Araştırma Teşvik Ödülü, son on yılda doktorasını tamamlayan, doktora sonrası araştırmalarının önemli bir bölümünü Türkiye’de gerçekleştiren ve halen Türkiye’de ikamet eden, IEEE ile ilgili disiplinlerde üstün araştırma faaliyeti gösteren bilim insanlarına verilmektedir.
Doç. Dr. Sarıtaş araştırmalarında yenilikçi manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ve manyetik parçacık görüntüleme (MPG) sistemleri, ve bu sistemlerin tanısal ve bilimsel uygulamalarına odaklanmaktadır. Bu görüntüleme yöntemlerinin teknik ve klinik kabiliyetlerini geliştirmek için yenilikçi teknolojiler geliştirmektedir. Şu ana kadarki öne çıkan katkıları, hedeflenen vücut bölgelerinde yüksek çözünürlüklü difüzyon ağırlıklı MRG elde etmeyi sağlayan görüntüleme teknikleri geliştirilmesi, manyetik görüntüleme sistemlerinin insan güvenliği sınırlarının kapsamlı olarak belirlenmesi ve MPG için yeni kontrast mekanizmaları geliştirilmesidir. Araştırmaları IEEE Transactions on Medical Imaging (TMI), Magnetic Resonance in Medicine, Applied Physics Letters ve Advanced Materials gibi önde gelen dergilerde yayınlanmıştır. Akademik çalışmaları 45 dergi yayını, 110 konferans bildirisi, 1 kitap bölümü ve 1 ABD patenti ile sonuçlanmış ve 2200’den fazla alıntı almıştır.
Parlar Vakfı, bilim ve sanayide yapılan araştırma çalışmaları ve hizmetleri değerlendirmek ve büyüyen nesilleri teşvik etmek amacıyla her yıl Onursal Bilim, Hizmet, Araştırma ve Teknoloji Teşvik Ödülleri vermektedir.
UMRAM Öğretim Üyesi Doç.Dr. Emine Ülkü Sarıtaş, 2020 Parlar Araştırma Teşvik Ödülü’nü almıştır.
Doç. Dr. Sarıtaş araştırmalarında yenilikçi manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ve manyetik parçacık görüntüleme (MPG) sistemleri, ve bu sistemlerin tanısal ve bilimsel uygulamalarına odaklanmaktadır. Bu görüntüleme yöntemlerinin teknik ve klinik kabiliyetlerini geliştirmek için yenilikçi teknolojiler geliştirmektedir. Şu ana kadarki öne çıkan katkıları, hedeflenen vücut bölgelerinde yüksek çözünürlüklü difüzyon ağırlıklı MRG elde etmeyi sağlayan görüntüleme teknikleri geliştirilmesi, manyetik görüntüleme sistemlerinin insan güvenliği sınırlarının kapsamlı olarak belirlenmesi ve MPG için yeni kontrast mekanizmaları geliştirilmesidir. Araştırmaları IEEE Transactions on Medical Imaging (TMI), Magnetic Resonance in Medicine, Applied Physics Letters ve Advanced Materials gibi önde gelen dergilerde yayınlanmıştır. Akademik çalışmaları 45 dergi yayını, 110 konferans bildirisi, 1 kitap bölümü ve 1 ABD patenti ile sonuçlanmış ve 2200’den fazla alıntı almıştır.
UMRAM öğretim üyesi Dr. Hulusi Kafalıgönül, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından bu yılki Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’nü aldı. Dr. Kafalıgönül, Bilişsel Nörobilim alanındaki çalışmaları, özellikle duyusal ve algısal işlemlerin dinamikleri ve farklı süreçlerden dolayı oluşan algısal değişimler üzerine olan çalışmalarından dolayı bu ödüle layık görülmüştür. TÜBA, 2001 yılında Doğa ve Sosyal Bilimler, Mühendislik ve Tıp alanlarında çalışan seçkin genç araştırmacıları tanımak ve desteklemek için Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı (GEBİP) programını oluşturmuştur.
18. Ulusal Sinirbilim Kongresi Bilkent Üniversitesi tarafından 6-9 Kasım 2020 arasında düzenlenmiştir. Bilkent Üniversitesi kampüsünde yapılması planlanan kongre, pandemi dolayısıyla Zoom platformu üzerinden yürütülmüştür. Kongre toplamda 10 konferans, 15 panel ve 5 kurs içerirken, bu oturumlarda Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden ve bölümlerinden 65 değerli konuşmacı söz almıştır. Bunlara ilaveten 9 sözel oturum ile 3 poster tartışma oturumlarında toplamda 63 sözel bildiri ve 94 poster bildirisi sunulmuştur.
Düzenleme organizasyonunu üstlenen temel komite içerisinde Tolga Çukur, Hüseyin Boyacı, Burcu Ayşen Ürgen, Hulusi Kafalıgönül ve ODTÜ Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Dicle Dövencioğlu yer almaktadır. Organizasyona destek veren diğer Bilkent öğretim üyeleri Ulusal Manyetik Rezonans Araştırma Merkezi (UMRAM) direktörü ve Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümü fakülte üyesi Ergin Atalar’ın yanı sıra Aysel Sabuncu Beyin Araştırmaları Merkezi direktörü ve üniversitemizin Psikoloji bölüm başkanı Michelle Adams’dır. Ayrıca kongrenin çevrimiçi ortamda sorunsuz geçmesi için teknik yürütücülüğü Sinirbilim, Psikoloji ve Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümlerinde lisansüstü çalışmalarını sürdüren öğrencilerden oluşan bir ekip üstlenmiştir.
Kongre, bir yandan 600’den fazla katılımcıya ev sahipliği ederken diğer yandan da çevrimiçi platformlarda yürütülmesi planlanan başka organizasyonlar için oldukça başarılı bir örnek teşkil etmiştir. Özet kitabına ve kongre ile ilgili daha detaylı bilgilere şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: http://bad.org.tr/usk18/